BEYNİMİZ NEYSE BİZ OYUZ

        Dick SWAAB , İnsan beyni üzerine yaptığı araştırmaları derlediği bu eser ile insanı insan yapan temel unsurun insan beyni olduğunun sonucuna varmıştır. Beynin sahip olduğu ve salgıladığı hormonlar insanın duygu karakter ve davranımlarını belirliyor.

     Yaklaşık 1.35 Kg ağırlığında olan beynimiz 100 milyar nöron ve yaklaşık bir trilyon glial hücresinden oluşuyor. Beyin melatonin hormonu salgılarsa uykumuz gelir. Beyindeki Epifiz bu hormonu salgılıyor. Hamilelik sırasında Hipofiz bezi prolaktin hormonu salgılar. Yuva yapma, evi temizleme, çocuk odasını hazırlama için dürtü sağlayan hormondur. Hamileliğin son demlerinde hem anne hem bebek beyni oksitosin hormonu salgılarlar. Bu hormon doğumu başlatıyor ve hızlandırıyor. Annenin süt bezleri süt üretmeye başlıyor. Bu hormon anne ile çocuk arasında güçlü bir bağ oluşturduğu için buna ‘bağ hormonu’ da denir. Oksitosin aynı zamanda dürtü, cinsel istek ve orgazm sağlayan hormon.

Aşık olan insan, Serebral Korteksi ile hareket eder. Beyin bolca testesteron hormonu üretir. Bu hormon erkeklik hormonudur. Vazopressin hormonu çiftlerin birbirine bağlanması ve sosyal davranışların başka alanlarında da etkilidir. Yalnız bu hormon erkeklerin DNA yapı taşlarındaki küçük bir farklılık nedeni ile erkeklerin evlilikte sorun yaşamaları, eşlerini aldatma ve boşanma ihtimalleri kadınlara göre iki kat fazla olmasına sebep oluyor. O yüzden erkeklerde oksitosin, kadınlarda da vazopressin olması güçlü ilişkiler açısından harika olur. Bu durum WALLECE‘nin aşağıdaki sözünü boşa çıkarmaktadır.

Entelektüel bir insan, hayatta cinsellikten daha ilginç bir şey keşfetmiş insandır.(Edgar WALLECE)

Ergenlikte hipofiz bezleri cinsiyet hormonu salgılar. Prefrontal Korteksleri olgunluğa erişmediği için ergenler çok kısa süreli düşünürler, riskli seçimlerin sonuçlarını göz önünde bulundurmazlar. Madde kullanımı bu yüzden, bu dönemde yaygındır. Gündüz gece ritimlerinin düzenlenmesi cinsiyet hormonlarından etkilenir. Bu da ergenlerin sabah yataktan çıkmamalarını, gece de bir türlü yatağa girmemelerini açıklar. Onları erken kalkmaya zorlamalı mıyız? Ya da okul saatlerini onların biyolojik saatlerine göre mi ayarlamalı mıyız? Ayrıca beyin stres hormonu olan Kortizol’u bu dönemde bolca üretir. Bu insanlık tarihiyle paralel ve yaşıt olan, gençlik nereye gidiyor? sorusunun cevabını veriyor gibi.

Günümüzde gençler lüksü seviyorlar. Kötü davranışları var. Otoriteden nefret ediyorlar ve yaşlılara hiç saygıları yok. Eğitilemeyecek kadar tembeller; oturup çene çalmaktan başka bir şey bilmiyorlar. Büyükleri odaya girdiğinde ayağa kalkmıyorlar, ebeveynlerine ters düşüyorlar, dillerine hakim değiller, yemek yiyişleri uygunsuz, öğretmenlerine kafa tutuyorlar.(Sokrates)

1924′ te Raymond PEARL aşırı fiziksel yorgunluğun yaşam süresini kısalttığını buldu. Michel HOFMAN‘da yaşam süresini iki unsurun belirlediğini belirtmiştir. Metobolizma ne kadar hızlıysa yaşam süresi o kadar kısa. Beyin ne kadar büyükse yaşam süresi o kadar uzun olur. Beyin boyutlarını sürekli farklı bilgileri kullanarak artırabiliriz.

Published
Categorized as İnsan

1 yorum

Murado için bir cevap yazın Cevabı iptal et